Showing posts with label sağlık. Show all posts
Showing posts with label sağlık. Show all posts

02 March 2015

Beden Yalan Söylemez - Vicky Vlachonis

Her yıl başında aldığım kararlardan biri idi sağlığa daha fazla özen göstermek. Bir kaç sağlık problemi yaşayıp kilo sorunları da buna eklenince bu sene artık kalıcı bir şeyler yapmam, alışkanlıklarımı değiştirmem gerektiğine karar verdim. Bu konuda araştırmalar yaparken karşıma çıkan kitaplardan biri de Vicky Vlachonis 'in kitabı olan Beden Yalan Söylemez oldu.
Kitabın temel konusu Acı nedir? Nedenleri ve Çözümleri üzerine.

Gwyneth Paltrow 'un önsözü ile satışa çıkan kitap sandığım gibi - en azından benim için -  reklam bombası çıkmadı ben de bloga yazmaya karar verdim. Belki de bahsettiği çözüm yolları  ilgimi çeken , uygulayıp deneyimlediğim şeyler olduğu için sevdim ben kitabı.Kitap temel olarak 3 bölümden oluşuyor.
Birinci Bölüm: Acı Nedir?
İkinci Bölüm: Acılara çözüm olarak ileri sürdüğü kitabın ana konusu olan "Pozitif Bildirim Programı" ve içeriği
Üçüncü Bölüm: Pozitif Geri Bildirim Programı için kullanılacak araçlar ve Detox Programı.

Kitabı neden sevdiğim konusuna gelince. Hayatımızdaki bütün olayların bizim yaratımlarımız olduğunu düşüyor ve hastalıkların ruhsal nedenleri konusuna inanıyorum. Bu konuda kendimce araştırmalar da yapıyorum. Bu açıdan bakınca ilgilendiğim şeylerin hepsini tek bir kitapta yöntemleri nasıl yapılacağı bilgilerini  bulmak tam da aradığım şeydi. ( itiraf ediyorum benim ileride bir gün  yapmak istediğim bir şeydi :)

Beden Yalan Söylemez

>> Ayrıca değinmem gerekirse kitapta bahsedilen şeyler kişinin kendi bulduğu reçeteler değil. Sadece var olan öğretilerin  hepsini bir araya getirerek -bence çok akıllıca bir iş özellikle satış politikası olarak - kendi kendine tedavi yöntemini nasıl yapılacağını bir uzman desteğine çok da gerek olmadan anlatmış.İki tanesi var ki benim de gerçekten çok memnun kaldığım mucize denilecek ise mucizesini bizzat yaşadığım şeyler.  Aşağıda örnek olması açısından eklediğim reçetede beş maddeyi her sabah hepsini bir arada yaptığımızda ve yediklerimize dikkat ettiğimizde hangimize iyi gelmeyeceğini hiç bir işe yaramayacağını savunabiliriz ki bunu da düşünmek lazım. 

Kitapta bahsedilen her sabah yapılması önerilen ritüelin bir kısmı ise şöyle:
- Limonlu ılık su
- Tibet'in Ayinleri
- Nefes Egzersizleri
- Kuru Fırçalama
- Meditasyon (5 dakika)

Bizzat deneyimlerime dayanarak şunu diyebilirim ki her şey bir yana Tibet'in Beş Hareketi benim için gerçekten tılsım gibi. Şu an dördüncü haftamı bitirdim ve 11.sete geçtim. Etrafımdan benimle ilgili çok güzel şeyler duyuyorum. Her sabah heyecanla yapıyorum hareketlerimi. Bu egzersizler nedir diye bakmanızı araştırmanızı bizzat bununla ilgilenmenizi tavsiye ederim. Okuduklarım beni çok etkilemişti daha önce yapmış ancak devam ettirememiştim şimdi ise özenle devam ediyorum. Öncesi ve sonrası fotoğraflarımı instagram hesabımdan paylaşacağım :) çok heyecanlı!!!!!
Kuru fırçalamayı ise her duştan önce uzun zamandır yapıyordum. Artık her gün yapmaya karar verdim  her sabah dişimi fırçalamaya ek olarak bir de vücut fırçalamayı ekleyeceğim. Bir sonraki postum bu konu ile ilgili detayları anlattığım yazım tecrübe ettiğim her şeyi aktaracağım.

Özetle ilgi alanınıza giriyor ise almanızı tavsiye ettiğim açıp açıp okuyabileceğiniz bir kitap.



FACEBOOK II TWİTTER II İNSTAGRAM II PİNTEREST II GOOGLE+

21 January 2013

Yine Bir "Doa Kozmetik" Alışverişim

Doa kozmetik alışveriş yapmayı en çok sevdiğim firmalardan biri. Artık doğal ürünleri kullanmaya başlamışken aradığım çoğu ürünü ve yağları burada buluyorum.
Daha önceki alışverişime bakmak için buraya bakabilirsiniz. Aldıklarımın yazısını yazacağım çok memnunum aldığım yağdan  biraz daha kullanayım da :)
http://drycfc.blogspot.com/2012/11/doa-kozmetik-alsverisim.html
 
Bu ilk alışverişimdi aslında ( gecen sene mayıs ayında yapıldı)  yapalı çok uzun zaman oldu ama fotoğraflara bozulan bellekten  ancak ulaşabildim. Özcan bey çok yardımcı oldu bana bu alışverişimde ve  hediye ürünler gönderdi alışverişime ek olarak.
 
 
Solid parfümler resmen nostalji yaşattı bana dedemin öyle kokusu vardı. Kullanımı çok kolay ve gayet te kalıcı zaten ben parfüm delisiyim bir fıs asla yetmez neyse ki bu katı parfümler hep çantamda. 


Resmen saçlarımın derdine derman olan ve ilerde biraz daha kullandıktan sonra yazısını yazacağım  yağlar var ki almayan çok şey kaybeder bence: Shea ve Hindistan Cevizi yağı.


Ülkemizde bu iki yağı gerçek halinde satan çok az güvenilir yer var. Özellikle Hindistan cevizi yağını biraz araştırınca ne maharetleri varmış göreceksiniz ve çok çok pahalı olan bu yağ sadece doa kozmetikte uygun fiyata mevcut.

Doa kozmetik takip için
twitter.com/doakozmetik 
facebook.com/doa.kozmetik.9    hesaplarını  kullanabilir 
ve sitesi doakozmetik.com'dan 20 tl üzeri alışverişlerde kargo bedava avantajını kullanarak sipariş verebilirsiniz.

Alışverişim ve ürünler konusunda sormak istediğiniz varsa yorumlarda belirtin lütfen :)


FACEBOOK II TWİTTER II İNSTAGRAM II PİNTEREST II GOOGLE+

05 February 2011

Tehlikenin Farkında mısınız?

"mısır şurubu" gerçeğini kim biliyor? ucuza aldıgınz tatlılardan süphelenmek aklınıza gelmiyor mu hiç?
ya da cok prestejli kaliteli diye bildiğimiz cafeler pastahaneler ya da bistrolar. Göz ardı edilmemesi gereken gerçeği nasıl da herkes el ucuyla yiriyor. MSGli yazımı daha önce yazmıştım bunu bile bile devletin hiç bir sey yapmadığı ortada. bunu anlamamak zor olmasa gerek.
Şimdi sıra mısır şurubunda. Sizi hiç bir şeyin zehirlemesine, mali kazanç için kendi bedeninizi kullanmasına izin vermeyin artık.

Sevgili "hobibox" bunun farkına varanlardan ve elini taşın altına koydu bile. Mısır şurubu gerçeğini öğrenmek için bu yazısını dikkatle ve sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim. Gercek bir mail linki var sonuna bir arı üreticisinden. Lütfen ona da bir göz atın.

Tadı güzel olan bir zehri bile bile neden yer ki bir insan?
Tesekkurler "hobibox". Sen ne güzel bir anne, duyarlı bir birey, sevgi dolu bir  insan ve bilgili,paylasımcı arastırmacı bir bloggersın. ( daha yazamıyorum güzelliklerin amacından saptırmamak için postu )
Ppaylaşımın için tekrar tesekkurler.Devamı gelecek olan bilgilerini paylasımlarını bekliyorum. FACEBOOK II TWİTTER II İNSTAGRAM II PİNTEREST II GOOGLE+

22 December 2010

MSG'li maddelerin taşıdıkları risk

"MSG diye bir katkı maddesi var. Mono Sodyum Glutamat. Yiyeceklere konunca
tadının beyin tarafından güzel algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu
farketmiyor, neye konsa tadi güzelmiş gibi geliyor. O yüzden üreticiler en
berbat ürünlere dolduruyolar bunu. Bunun zararlarının hepsi çok sayıda
çalısmayla kanıtlanmis ve bununla ilgili bir rapor Dünya Sağlık Örgütüne
sunulmuş durumda. Internette arastırılabilir:


ZARARLARI:
- Bu madde nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Yol açtığı hastalıklar merkezi sinir sistemi tahribati ve buna bağlı olarak Alzheimer,Parkinson, Huntington hastalıkları, Sara (epilepsi).
- Retinal dejenerasyon (göz retina tabakası hasarı)
- Yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite
- Büyüme hormonu baskılanması
- Pankreas hasarı, insülinde artış ve buna bağlı olarak diyabet
- Böbrek ve karaciğerde hasar
- Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor yani bebek de aynı etkilere maruz kalabiliyor."


"ŞU AN PIYASADAKI NEREDEYSE TÜM CIPSLERDE BU MADDE VAR. TADINI GÜZELLEŞTIRMEK IÇIN  HEPSI KULLANIYOR.

BU ZARARLAR ORTAYA ÇIKINCA MADDENIN İSMİNİ DEĞİŞTIRMEYE BAŞLADILAR. IÇINDE:

""""MSG, MONO SODYUM GLUTAMAT, GLUTAMIC ASIT KISACA GLUTAMIN VEYA GLUTAMAT""" BULUNAN SEYLERDEN UZAK DURULMALI.


kaynak:http://www.gidaraporu.com/katki-maddesi-tehlike-saciyor_g.htm FACEBOOK II TWİTTER II İNSTAGRAM II PİNTEREST II GOOGLE+

Bunlara da göz atabilirsiniz:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...